Aleksandr Skriyabin: besteci ve filozof!
7 Ocakta 140. doğum gününde anılacak büyük Rus bestecisi, dahi müzisyen Aleksandr Skriyabin kendi yaşam ve sanat programını şu sözlerle anlattı: ”insanlara, onların kuvvetli ve güçlü olduklarını söylemeye çalışıyorum”. Skriabin Fonu başkanı, bestecinin torunlarından biri Aleksandr Skriyabin “Rusya’nın Sesi” radyosuna verdiği demeçte şunları anlattı:
Pekçok yıllar boyunca araştırıcılar Skriyabin’i bir mistik olarak nitelendiriyorlardı. Bu da doğru değildir. Skriabin gerçekten günlerimizde yer alan ve her halde gelecekte yer alacak pekçok olay ve süreçleri önceden görebildi. Bestecinin kütüphanesinde eski zamanların filozofları ile çağdaş filozofların eserleri toplandı. Skriyabin onların görüşlerini inceliyor ve Dostoyevskiy gibi dünyanın çehresini değiştiren sanatın rolüne işaret ediyordu. Neticede besteci kendi felsefi konseptini hazırladı. Her halde bu konsept bir derecede naif olarak nitelendirilebilir. Çünkü Skriyabin öncelikle bir besteci idi ve felsefi düşüncelerini müzik vasıtası ile ifade ediyordu.
Skriyabin şöyle diyordu: Müzik te içinde tüm biçimleri ile insan dili, bilinç dilidir. Yalnız müzik diğer biçimlerden daha çok şeyler ifade ediyor. Besteci bu düşüncelerin kanıtı olarak felsefi kavramlarını piyano vasıtası ile ifade ediyordu. Onun müziğinde fantastik uyum, hayaller, duygular ifadesini buluyordu. Tüm bunlar Skriyabin’in başlıca felsefi düşüncesine uygun geliyordu. Söz konusu,ruhun oluşması ve gelişmesidir. Bestecinin şaheserlerinden biri “Poem of ecstasy” eserinin temelinde bu düşünce yatıyor. Besteci bu şaheser üzerinde çalıştığı zaman insanın yeteneklerine inancı aşırı boyut aldı. Bir gün besteci yüksekir köprüden geçerken yol arkadaşı marksist Georgiy Plehanov’a “bu köprüden aşağıya atılarak irade gücüm sayesinde havada asılı kalacağım”, dedi. Plehanov,”Atılın,bakalım” diye cevap verdi. Doğaldır ki Skriyabin bunu yapmaya cesaret etmedi.
Skriyabin yalnız müzik alanındaki deneylerde gerçek güç kazandı. Tabii bazı deneyler sonuna götürülmemiş kaldı. Bu arada “Prometeus” senfonik şiirinde müzik ile rengin birleştirilmesi düşüncesi hayata geçirilmedi Bu düşüncenin Skriyabin için prensip önemi vardı. Sözüm ona “renkli işitme” yetisine sahip Skriabin seslerin ışık ve renklere uygunluğuna ilişkin net bir sistem hazırlıyarak çok basit bir aygıt yaptı. Halka olan rengarenk ampuller biçimindeki bu aygıt, bestecinin apartıman dairesinde “Prometeus” senfonik şiiri icra edilirken kullanılarak dinleyicilerde çok kuvvetli izlenim bıraktı. Fakat Skriabin tüm bunları en önemli eserine sadece hazırlıklar olarak nitelendiriyordu.Besteci bu eserinde ses, renk, koku, şiir, dans ve hatta sesli mimariyi birleştirmek niyetinde idi.Skriabin bu eserin yalnız birinci kısmının taslağını yazabildi.
Besteci 43 yaşında iken hayatını kaybetti. En garip dahi müzisyenin düşünceleri birçok insanları rahat bırakmıyor. Fakat özü bakımından müzikte Skriyabin’in izleyicileri yoktur. Bestecinin torunu bu hususta şunları söyledi:
Günlerimizde Skriyabin’in bazı düşüncelerinin hayata geçirilmesi için teknik olanaklar oluştu. Fakat gerçekte kimse bestecinin düşüncelerini hayata geçiremedi. Skriyabin’in, eserlerinde ifade ettiği fikirleri anlamak için çok ilerici insan olmak gerek.
Böylelikle eskiden olduğu gibi bugün de Skriabin uzak geleceğin bestecisi olarak kalıyor.
Rusya’nın Sesi











