Ruslardan “Çığ” gibi bir performans!
Tuncer Cücenoğlu’nun birçok dile çevrilen ve çeşitli ülkelerde sahneye konan oyunu “Çığ” (Lavina-Лавина), Rusçaya da çevrilerek Ulyanovsk Ivan Gonçarov Devlet Drama Tiyatrosu’nda 9 Kasım gecesi yapılan galayla sahne aldı. Ulyanovsk Drama Tiyatrosu oyuncuları “Çığ” oyunuyla bu kez de, 16. Ankara Tiyatro Festivali kapsamında, 28 Kasım akşamı Akün Sahnesinde Ankaralılarla buluştu.
Litvanyalı yönetmen Linas Zaikauskas’ın yönettiği oyunda Evgeniy Reduk, Klarina Shadko, Victor Chukin, Yelena Shubenkina, Andrey Maksimov, Anna Dulebova, Aleksey Durov, Farida Karimova, Gennadiy Rodionov, İrina Yanako, Denis Bukhalov ve Yuriy Morozov rolleri paylaşıyor.
Oyunun Konusu
Çığ, bir doğa olayından öte insanların tüm korkularını temsil eden bir olgu olarak oyunda karşımıza çıkıyor. Bu korku dağların arasında bir köyde yaşayan insanların hayatlarını yöneten yegâne unsur olarak tasvir ediliyor. Çevresi dağlarla çevrili bir yerde yaşayan insanlar yüksek sesle konuşamasalar, gönüllerince kahkaha atamasalar da sessizlik içinde esir oldukları yaşamlarını sürdürmeye çabalarlar. Bu köy halkı kahkahadan, bağırışlardan ve her türlü gürültüden uzak 9 ay boyunca sessizlik içinde yaşamak zorundalar, ta ki çığ tehlikesi geçene kadar. Tehlike sezonunun bitmesine birkaç gün kala genç bir kadının doğum sancıları vaktinden önce başlar. Çığ sezonunda doğacak bir bebeğin çığlığı çığ düşmesine sebep olabileceğinden, mahalli adetlere göre, hamile kadının doğmamış bebeğiyle birlikte diri diri toprağa gömülmesi gerekiyor. Oyun, sevdiği kadın ve onun karnındaki bebeğinden vazgeçmek istemeyen genç delikanlının, cesareti sayesinde, en büyük korkuya meydan okumasıyla sona eriyor.
Ruslardan “Çığ” gibi bir performans
Her zaman olduğu gibi, bu oyunda da Ruslar oyunculukta ne kadar başarılı olduklarını gösterdiler. 11 kişilik bir oyuncu kadrosuyla sahneledikleri bu oyunda, Rus oyuncuların performansı büyük alkış topladı. Çığ korkusundan yarı-sessiz yaşanan hayatların konu edildiği oyunda beden-dili ön plana çıkıyordu. Oyuncuların beden-diliyle sundukları anlatılar, söylenemeyip susulan sözcüklerin ötesine geçerek hem senaryonun hem de oyuncuların kalitesini gözler önüne seriyordu.
Oyun arasında Tuncer Cücenoğlu ile yaptığımız sohbette oyunun mesajıyla ilgi bilgi alma fırsatı bulduk. Yazar, oyunla izleyiciye verilmek istenen mesajın ‘korku ve susmanın çözüm getirmediği ve er geç insanın korkularıyla yüzleşmek zorunda olduğu’ gerçeğinin ön plana çıkarılmak istendiğini belirtti. Bu anlamda, oyunun evrenselliğine vurgu yapan yazar, oyunun Balkanlardan Orta Asya’ya Rusya’dan Almanya’ya kadar çok çeşitli coğrafyalarda izleyiciyle buluşabilmesinde bu evrensel mesajın önemine dikkat çekti. Tuncer Cücenoğlu “yalnızca bir doğa olayı değildir Çığ; belki de biz yarattık bu korkuyu beyinlerimizde” diyerek korku hapishanesindeki insanın özgürleşme çabasını sorguluyor.
Cücenoğlu ve Linas’tan Türk-Rus dayanışması mesajı!
Oyun bitiminde sahnede kısa bir konuşma yapan Cücenoğlu oyunun Rusya’da oynanmasının önemine dikkat çekti. Rus edebiyatının hem kendisinin hem de Türk edebiyatının gelişmesindeki önemini her fırsatta belirten Cücenoğlu “Rusya dünyanın en güçlü yazarlarına sahip ülkelerden biridir: Gogol, Tolstoy, Gonçarov, ki bugün buradaki oyuncular Gonçarov’un adını taşıyan Ulyanovsk Ivan Gonçarov Devlet Drama Tiyatrosu’nu temsil ediyorlar. Bu oyunu ilk kez Litvanyalı dostum Linas Polonya’da sahneye taşıdı. Şimdi Almanya ve başka ülkelerde de oynanmaya hazırlanıyor. Ulyanovsk’un benim için önemi ise bambaşka. Ulyanovsk’dan Türkiye’de bir şehirle kardeş şehir olma talebi geldi. Bunu yetkililere iletip gerçekleşmesi için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. Türk-Rus yakınlaşmasının önemine vurgu yapan Cücenoğlu, “Rusya büyük bir ülke ama son noktada dengeleri bozdu. Şimdi Türkiye ve Avrasya ile dengeyi kuracağı şartlar tekrar doğuyor. Umuyorum ki Türk-Rus ilişkileri daha da gelişecek” diyerek konuşmasını bitirdi.
Cücenoğlu’nun ardından oyuncuların ve izleyicilerin alkışlarıyla sahneye gelip söz alan oyun yönetmeni Linas, Ulyanovsk Drama Tiyatrosu’nda dünyanın çeşitli yazarlarının piyeslerinin sahneye konduğuna, fakat Rusya’da Türk kültürü ve edebiyatının çok az tanındığına dikkat çekti. Ünlü yönetmen, Cücenoğlu’nun “Çığ” adlı oyununun bu anlamda bir istisna olduğunun altını çizdi ve Cücenoğlu’nun başka piyeslerini de Rus tiyatroseverlerle buluşturmak istediklerini belirtti.
Tuncer Cücenoğlu kimdir?
Çorum’da doğan ve orta öğrenimini burada bitiren Tuncer Cücenoğlu, daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nü bitirdi. Milli Eğitim Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulunan Cücenoğlu 1983′te devlet memurluğundan ayrıldıktan sonra oyun yazarlığına ağırlık verdi. Oyunları yurtiçi ve yurt dışı olmak üzere hem Devlet Tiyatroları hem de özel tiyatrolarda sahnelendi. Türkiye Yazarlar Sendikası Yönetim Kurulu üyeliği ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Edebi Kurul üyeliği yapan Cücenoğlu farklı tiyatro dernekleri ve öğretim üyeliği yanında Cumhuriyet Gazetesinde yazarlık yapıyor.
Cücenoğlu’nun eserleri başta Rusça, İngilizce, Almanca, Fransızca, Bulgarca, Yunanca, Makedonca, İsveççe, Urduca, Japonca, Romence, Lehçe, Sırpça, İspanyolca, Arapça, Farsça olmak üzere birçok yabancı dile çevrilip yayınlandı. Son zamanlarda eserleri Gürcüce ve hatta Çinceye de çevriliyor. Yazarın 40’tan fazla ülkede sergilenen eserlerinin başında “Çığ”, “Kadıncıklar”, “Matruşka”, “Çıkmaz Sokak”, “Dosya”, “Şapka”, “Helikopter”, “Ziyaretçi” ve “Kızılırmak” geliyor. Eserleriyle ödülden ödüle koşan ünlü yazar ayrıca, oyun yazarlığı alanında bilgi ve tecrübesini yeni nesle aktararak bu alanda öğrenciler yetiştirmeye de devam ediyor.
Gündem Rusya
Aslı Yiğit











