RSS Takip: Haberler | Yorumlar

Rusya’nın kalbi: Moskova! – 1

1 Yorum var

Moskova, Rusya’nın Sovyet geçmişi ile kapitalist geleceğinin en fazla hissedildiği kent. Moskova sadece bir başkent değil, aynı zamanda sanatın, kültürün, ticaretin, ulaşımın ve eğlencenin de merkezi. Bu açıdan Rusya’nın kalbinin Moskova’da attığını söylemek hiç de yanlış olmaz.

Adını, şehrin içinden geçen Moskova Nehri’nden almış olan kentin, 1147 yılında kurulduğu kabul ediliyor. Kuruluşundan bugüne kadar, Moğolların, Tatarların, Toktamış Han liderliğindeki Altınordu devletinin, Kırım Tatarlarının, Polonya ve Litvanya’nın saldırılarına uğrayan, Napolyon’un ünlü seferine ve İkinci Dünya Savaşı sırasındaki nazi kuşatmasına direnen Moskova, bugün artık mimari eserleriyle, müzeleriyle, parklarıyla, iş merkezleriyle, metrosuyla ve eğlence mekanlarıyla dünyanın en gözde megapollerinden biri.

Nasıl gidilir?

Türkiye’den Ankara, İstanbul ve Antalya gibi şehirlerden direkt uçuşlarla Moskova’ya ulaşabilirsiniz. Moskova’da Domodedovo, Şeremetyevo ve Vnukovo gibi 3 büyük havalimanı bulunuyor. Eğer Rusya geziniz 30 günden fazla sürmeyecekse vize de gerekmiyor.

Nerede kalınır?

Moskova’da bir çok hostel, üç, dört ve beş yıldızlı otel ve ayrıca Kempinski, Holiday Inn, Radisson gibi ünlü otel zincirlerini de bulabilirsiniz.

Neler yapılmalı?

Kızıl Meydan, Lenin Mozolesi ve Kremlin’i görün: Moskova gezinize tam buradan başladı! 12. Yüzyıldan beri Moskova’nın kalbi burada atıyor. Bir zamanlar çarların halka seslendiği, işçi kanlarının döküldüğü, askerlerin savaşa gittiği, büyük gösterilerin düzenlendiği, son dönemlerde ise yabancı ünlülerin konser verdiği bir yerden bahsediyoruz. Burası Kızıl Meydan. Hiçbir yenilik ve gelişme, meydanın tarihi dokusunu ve büyüsünü bozamadı bugüne kadar. Yeryüzünün en ilginç mekanlarından birisi olan Kızıl Meydan’da mutlaka fotoğraf çektirin.

 

Kızıl Meydan’ın yakınlarında uzun bir kuyruk görürseniz çekinmeden sıraya girin; bu kuyruğu Sovyet Rusya’nın kurucusu Vladimir Lenin’in mozolesine gitmek isteyenler oluşturuyor. Mozoleye giriş üzcretsizama içeriye ne bir fotoğraf makinesi ne de bir başka elektronik cihazla girilmiyor. Mozolenin içerisinde bulunan Lenin mumyasının etrafında birçok polis ve güvenlik görevlisinin durma nedeni ise burada yüksek sesle konuşmanın ve duraklama yapmanın yasak olması. Mekandan çıktışta Kremlin Duvarı Kabristanı’na varılıyor. Göreceğiniz bu alana Sovyet zamanlarında devletin ve Komünist Parti’nin efsanevi liderleri gömülüyordu.

Tverskaya Caddesi’ni gezin! 

Moskova’nın en ünlü caddesi olan Tverskaya, Rusya’nın en pahalı caddelerinden biri, aynı zamanda gece hayatının da merkezidir. Eğer ilgi alanlarınız bu doğrultuda ise caddeyi gezmemek sizin için büyük bir kayıp olur!

Moskova Metrosu’nda seyahat edin!

Moskova’ya gelip de metro ile seyahat etmeyen çok şey kaybetmiş olur! Zira Moskova Metrosu kuşkusuz dünyanın en çok yolcu taşıyan metrosu. Her biri sanat harikası olarak kabul edilen 182 istasyonda her gün yaklaşık 9.2 milyon kişi yolculuk ediyor. Metro devlet tarafından işletiliyor. Tek seferlik bilet ise 28 ruble yani 1,4 Türk lirası. Metronun taihi de ilgi çekici. İnşa işi 1930’lu yıllarda, devrin komünist işçileri ve komsomol denilen gençlik kolları tarafından yapılıyor. Tarihi dokusu ve sanat içerikli yapısı ile turistlerin ilgisini çeken metronun yeni yerleşim bölgeleri için ilave inşaatları ise halen devam ediyor.

Müzeden çıkıp müzeye girin!

Moskova’da sayılamayacak kadar çok; meşhur ve tanınmayan, devlet ve özel, öğretici ve eğlendirici, ismini artık duymaya alıştığımız veya ilk defa duyduğumuzda ilgimizi çeken müzeler var. Benzersiz empresyonist ve modern tablo koleksyonlarıyla Devlet Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi ve Rus sanatçılara ait eserleri barındıran Tretyakov Galerisi’ni bunların arasında sayabiliriz. Ayrıca ilk Sovyet bilgisayarlarını görebileceğiniz Politeknik Müzesi de mutlaka gezilmeli.

Arbat Caddesi’nden hediyelik eşya alın!

Kentin en eski sokaklarından biri olan Arbat Caddesi adeta şehrin ruhunu yansıtan bir yaya alanı. Bu mekan birçok ünlü Rus sanatçıya da ev sahipliği ile meşhur. Örneğin, Aleksandr Puşkin; bugün müze olan 52 no’lu binada uzun süre ikamet ediyor. Şimdi ise evin önünde eşi Natalya Gonçarova ile birlikte heykeli var. Cadde, arnavut kaldırımları, süs lambaları, hediyelik eşyaları, sokak müzisyen ve ressamları ile her zaman cıvıl cıvıl. Sözün özü; Türkler tarafından Moskova’nın İstiklal Caddesi olarak adlandırılan Arbat Caddesi’ni  bir ucudan diğer ucuna yürümeyi sakın ihmal etmeyin.

Ekaterina Shatalova

Gündem Rusya


  1. Seçkin süper olmuş , gteeckern senin ikinci memleketin olmuş burası, ihtiyac duyulabilecek her şeyi yazmışsın ellerine sağlık.

Siz de yorum yazın