RSS Takip: Haberler | Yorumlar

Rusya’nın kalbi: Moskova! – 2

Yorum yazın

Moskova, Rusya’nın Sovyet geçmişi ile kapitalist geleceğinin en fazla hissedildiği kent. Moskova sadece bir başkent değil, aynı zamanda sanatın, kültürün, ticaretin, ulaşımın ve eğlencenin de merkezi. Bu açıdan Rusya’nın kalbinin Moskova’da attığını söylemek hiç de yanlış olmaz. Rusya’nın başkentini gezmeye devam ediyoruz!

Vorobyovı Gorı’dan (Serçe Tepeleri) şehri seyredin!

Burası Moskova’nın en yüksek noktası. Eğer başkentin kuş bakışı görünüşünü görmek isterseniz buraya gelin. Ünlü Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi  de bu tepelerde bulunuyor.

Ostankino Kulesi’ne çıkın!

Toplam yüksekliği 540 metre olan Ostankino televizyon ve radyo kulesi, neredeyse Moskova’nın her yanından gözüküyor. 1963-1967 yılları arasında inşa edilen kule, o yıllarda dünyanın en yüksek binasıydı. Zemin katında tarihine ait eşyaların da sergilendiği kule, Pazartesi hariç saat 10.00-19.00 arası ziyarete açık. Her tur 60 dakika sürüyor. Amatör fotoğraf ve video çekimlerinin serbest olduğu turların bilet fiyatları ise 550-650 ruble arasında değişiyor. Tur programına, Kule’nin tarihi, mimari ve teknik özelliklerinin anlatılması, hızlı asansörlerle gözetleme alanına çıkış ve Moskova’nın panoramasını izlemek dahil. Moskova’yı kuleden görmeye varsanız, Ostankino’yu bir yerlere not etseniz iyi olur!

Moskova’nın yeşil çifliklerini gezin! 

Dünya metropollerine oranla Moskova çok daha yeşil bir şehir. Zira Moskova, şehir dışında olan Rusya’nın soylularının büyük çiftlikleri ve topraklarını kaplayarak büyümüş. Bu sebeple megapolde ciddi sayıda orman kadar park ve çiftlik de var. Gezilmesi gereken yerler arasında Çariçe 2. Yekaterina’nın rezidansı olan Tsaritsıno Parkı, Çar Aleksey Romanov’un malikanesi Kolomenskoye Parkı ve Kont Şeremetevler’in yazlığı Kuskovo Çifliği var. Hepsinin çok güzel havasının yanı sıra çok ilgi çekici hikayeleri de var. Merak ediyorsanız çiftlikleri gezerek öğrenebilirsiniz!

Diğer çekici mekanlar: Nazım Hikmet’in mezarının bulunduğu Novodeviçiy Manastırı UNESCO Dünya mirası listesinde yer alıyor ve önemli dini mekanlardan kabul ediliyor. Prens 3. Vasiliy tarafından Smolensk’in ele geçirilmesi anısına, bir kale tarzında inşa edilmiş bu manastırda 1980 yılından beri Patriğin evi bulunuyor. Manastırın mezarında ise kimler yok ki!: Yazarlar Anton Çehov ve Nikolay Gogol; politikacılar Nikita Kruşçev ve Boris Yeltsin, şair Vladimir Mayakovskiy, uçak mühendisi Andrey Tupolev ve nice ünlü Ruslar…

VDNH, ya da Rusya Fuar Merkezi Sovyet zamanlarından beri ülkenin en büyük fuar alanı. Bugünlerde 2 375 bin km2’lik fuar merkezinde bulunan 71 pavyonda Rusya’da her alanda gelişimini gösteren sergiler ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenleniyor. VDNH’da lunapark, sergi, panayır ve ilginç müzeler her gün ziyarete açık.

Neskuçnıy Sad veya Neşeli Bahçe, gezmek için en uygun, megapolün sessiz ve sakin yerlerinden biri. 1756 yılında bir Urallı bir sanayicinin oğlu Prokopiy Akinfeyeviç Demidov, şehrin dışında amfitiyatro şeklinde bir park kuruyor. Burada toplam 2000 tür meyve ağacı, çalı ve bitki dikiliyordu. Seralarda güney ülkelerinden getirilen ağaçlar ve bitkiler yer alıyor. Ayrıca Hollanda ve İngiltere’den nadir kuşlar ve hayvanlar getiriliyordu. Zamanla parkın bulunduğu topraklar Çar Hanedanı’na geçiyordu. Bugünlerde ise Bahçe’deki sarayda Rusya Bilimler Akademisi bulunuyor.

Moskova’dan neler getirilir? 

Tabii ilk önce aklımıza matruşka geliyor. Ama bunun dışında dünyaca bilinen Rusya’ya özgü onlarca obje var: Minyatür resimlerle işli lake kutular, desenli broşlar, bogorodskaya denilen tahta oyuncaklar, çiçek ve meyve desenli Jostovo tepsileri, mavi-beyaz Gjel seramikler ve porselenler, kulaklığı olan kürk şapkalar, yünlü şallar ve tabii ki hakiki Rus semavereler!

Hasılı; Moskova bir kere görülecek ve ardından unutulacak bir şehir değil.. Önce bir kere ziyaret edin. Belki kenti daha detaylı keşfetmek isteyecek ve tekar tekrar geleceksiniz. Kim bilir!

Ekaterina Shatalova

Gündem Rusya


Siz de yorum yazın