RSS Takip: Haberler | Yorumlar

“Rusya’da jeotermal enerjiye ilgi artıyor!”

Yorum yazın

Ocak ayında Rusya’da jeotermal enerji alanında birkaç deneysel programın birden gerçekleştirilmesine başlandı. Moskova’nın 650 kilometre güneyinde bulunan Mordovya cumhuriyetinde jeotermal suların  yardımıyla ısıtılacak enerji-verimli ev kuruluyor. Jeotermal potansyeli geliştirmeye Çeçenistan da hazırlık gösteriyor. Uzmanlar, Rusya’da jeotermal enerjiye ilginin artışını kaydediyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, tüm pyasa katılımcıları, hızlı gelişme için devletin yardımda bulunması gereğinden söz ediyor.

Japonya’nın “Fukuşima” Atom Elektrik İstasyonundaki katastrof ve onu takip eden nükleer enerji geleceğine dair tartışmalar, alternatif enerjiye dikkati çekmiş oldu. Birçok ülkede, jeotermal enerjinin, yani toprağın derin tabakalarından çıkan ısının daha geniş şekilde kullanılmasından söz edilmeye başladı. Rüzgar ve güneş enerjisiyle birlikte bu, en ucuz enerji kaynağıdır. Teoride her şey çok basit olarak görünüyor: sıcak yeraltı suların bulunduğu bölgeyi bulmak, kuyu sonda etmek, termik santral kurmak, bu kadar. Sonra bedava kaynaktan para kazanıyorsunuz, bu kadar. Pratikte ise herşey daha zordur. “Otkrıtiye” finansal korporasyonunun analizcisi Sergey Beyden mikrofonumuzda şunları anlattı.

Jeotermal istasyonların inşaatı, bulundukları bölgelerin geoloji koşullarr ile özelliklerine bağlıdır. Rusya’da jeotermal enerji, yalnız Uzak Doğu’da ilgi oluşturabilecektir. Bu enerji, ekonomi açısından haklı olabilecek midir? Bence, enerji pyasasında oluşan fiyat ve tarifeler koşullarında, bu enerji, ekonomik olarak haksızdır. Ümit edebiliriz ki, gelecekte, böyle projelere ilgi artmış olacaktır.

Şimdi Rusya’nın Uzak Doğu bölgesinde 5 jeotermal  santral faaliyette bulunuyor. Toplam kapasitesi 80 MVt, bu, bölgede tüketilen enerjinin hemen üçte birini oluşturuyor. Daha da çok olabilirdi. Yalnız Kamçatka’daki jeotermal potansyel en azından 1GVt’ı buluyor. Büyük sanayi tüketicileri yokken, bu projelerin  geliştirilmesi rantabl olmuyor, halk sayesinde ise masrafları karşılamak olanaksızdır. Potansyel olarak Rusya’nın başka bölgeleri ilgi çekici olabilir, fakat orada devlet desteği olmadan, jeotermal enerji, bedelinin, devlet tarafından yapılan maddi yardım ve düzenlemeyle belirlendiği gaz enerjisiyle rekabet edemiyecektir.  Rusya’nın en büyük JeoTermoelektrik Santrallerin sahibi “RusHydro”  şirketinin inovasyon ve yenilenen enerji müdürü Mihail Kozlov’un fikri işte budur.

Jeotermal enerji sorunu ülkede şundan ibarettir: sermaye yatırımlarından sonra elde edilen kilovat saat enerijinin bedeli, ülkenin başlıca kesimlerinde gaz veya kömürle işleyen adi santrallarda üretilen kilovat saat enerji bedelinden daha yüksektir. Rusya’da geleneksel enerji taşıyıcılarının bolluğu nedeniyle elektrik enerjisi oldukça düşüktür. Kamçatka, Kuril adaları gibi ayrı bölgeler var  ki, elektrik enerjisinin bedeli toprak özellikleri yüzünden yüksektir. Bu bölgelerde jeotermal enerji artık bugün ek devlet teşviki olmadan bile elverişli oluyor.

Mihail Kozlov, Rusya açınlamalarının Batılı örneklerden geri kalmadığını gururla söylüyor. “RusGidro” yabancı projelere katılmaya bile hazırlık gösteriyor ve ortaklarla danışmalarda bulunuyor. Örneğin, İzlanda’nın Reykjavik Geothermal şirketiyle. Bundan başka, şirkette yabancı firmaların Rusya’daki çalışmalara ilgi gösterildiğine işaret ediliyor. Tüm umutlar, gaz fiyatları başta olmak üzere, elektrik tarifelerinin liberalleşmesiyle bağlı. Yakın gelecekte ev sahipleri şu soruyu kendilerine soracaklar: Metre karelerinin gaz ile mi, yoksa jeotermal enerji yardımıyla mı ısıtılması daha elverişlidir? Uzmanlar tek sesle küçük jeotermal enerji için perspektiflerin açıldığını söylüyor. Yer ve yeraltı sular ısısının, enerji üretimi için değil, evlerin ısınması için kullanılmasına küçük jeotermal enerji  denir. Buna  benzer projeler artık  Uzak Doğu, Sibirya, güney, bazı Kafkasya cumhuriyetlerinde, Kaliningrad bölgesinde, hatta Moskova varoşları ile Arhangelsk’te var. Söz konusu, yalnız ayrı ayrı olan özel  evler değil, kasabalar ile seraların ısınmasıdır. ”İnsolar” adlı şirketler grubunun bilimsel yöneticisi Grigoriy Vasilyev, mikrofonda şunları anlattı.

Ev kurduğunuz zaman, merkezi sistemden söz edilirken, bu evde ısıtma şebekesinin kurulması gerekiyor. Bunun için termoelektrik santraller inşa edilmelidir.  Şebekelerde ısı enerjisi olmalıdır. Her şeyi komple olarak sayarken, jeotermal şebekelerin rekabet edebileceğine tanık oluyorsunuz. Bu sistemlerin, çoğu hallerde,  sermaye yatırılması aşamasında daha efektif olduğuna kanaat getirebilmek mümkündür.

Rusya’da 50 civarında jeotermal yatak keşfedilmiştir. Devlet tarafından gösterilecek yardım, projelerin bedelini azaltmaya, enerji ve ısının nihai fiyatını düşürmeye olanak verirdi. Şu anda Jeotermal santrallerin toplam kapasitesi açısından ABD birinci yerde bulunuyor. Üretilen ortak ısının hacmi bakımından ise İzlanda ve Filippinler’in eşi yoktur.

Rusya’nin Sesi


Siz de yorum yazın